Ahlak Eğitimine Gelişimsel Bir Yaklaşım: Alan Temelli Ahlak Eğitimi
Tez Künyesi
Tez No: 896913
Tez Türü: Doktora
Başlık: Ahlak Eğitimine Gelişimsel Bir Yaklaşım: Alan Temelli Ahlak Eğitimi
Yazar: Sariye Doğan
Danışman: Prof Dr İbrahim Aşlamacı
Yer Bilgisi: İnönü Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı / Din Eğitimi Bilim Dalı
Konu: Felsefe (Philosophy)
Dil: Türkçe
-
yüzyıl içerisinde birçok değişim, yenilik, sorun ve problemlerin yaşandığı bir yüzyıl olmuştur. Savaş, göç, yerinden çıkarılma, açlık ve daha birçok sorun ve anlaşmazlıkların yer aldığı bu yüzyıl milyonlarca insanın hayatının yok edildiği veya tehlikeye düştüğü ölümcül bir yüzyıl olarak tarihe geçmiştir. An itibariyle dünya üzerinde yaşanılanlar göz önünde bulundurulduğunda huzur ve barış içerinde yaşanılan adil bir dünyanın inşası hayal gibi görünmektedir. Bütün bu yaşanılanlar insanlık ilerledikçe adalet, hak, refah ve eşitlik kavramlarının daha da değersizleştirildiğini ortaya koymaktadır. Bu çalışmada adalet, hak ve refah değerleri üzerinde temellendirilmiş bir ahlak gelişimi teorisi ve bu değerleri merkezine alan bir ahlak eğitimi yaklaşımı ele alınmaktadır.
Sosyal alan teorisi ABD’nin tarihi, kültürel ve sosyal gerçeklikleri içerisinde ortaya konulmuş bir teoridir. Bu teorinin geliştiricileri olan Turiel, Nucci ve Smetana ahlak konusunu sadece bir çalışma ve araştırma alanı olarak görmemiş insanlığın ve insani değerlerin geliştirilmesi amacıyla sosyal hayatın önemli bir parçası olarak değerlendirmiştir. Bu teorinin ortaya konulması sürecinde bir taraftan araştırmalarını yürütürken diğer taraftan toplumsal hayattaki ahlaki sorun ve problemlerin çözümü için pratik anlamda toplumsal hayatın içerisinde yer almışlardır. 1960 ve 70’lerde Amerika’da siyahilerin temel hak ve hürriyetlerini kazanma protestolarında bizzat yer alarak başka insanların adalet, hak ve eşitlik mücadelesinde aktif olarak rol oynamışlardır. Sosyal alan teorisinin adalet, hak, refah ve eşitlik değerleri üzerinde temellendirilmesinde şüphesiz bütün bu yaşadıklarının önemli etkileri olmuştur.
Turiel çalışma hayatının başında Kohlberg’in ahlaki gelişim teorisini ve fikirlerini geliştiren önemli teorisyenlerden biridir. Kohlberg’in teorisinde meydana gelen basamak tutarsızlıkları üzerinde çalışırken teorinin yapısına aykırı olan bazı sorunların olduğunu düşünerek kendi araştırmasını gerçekleştirmiştir. Bu araştırma esnasında çocukların ahlaki bilgiler ile toplumsal bilgileri erken yaşlardan itibaren birbirinden farklı muhakemeler temellerinde gerekçelendirilerek birbirinden farklılaştırdığını ortaya koymuştur. Turiel sosyal bilgilerin üç temel muhakeme alanı içerisinde temellendiğini ifade etmektedir. Ahlaki bilgiler fayda ve zarar temellerinde gerekçelendirilerek oluşturulurken, toplumsal bilgiler otorite ve sosyal düzenin işleyişi için uyulması gereken kurallar olarak değerlendirilmiştir. Sosyal bilginin üçüncü gurubunda ise bireyin psikolojik özellikleri, seçimleri ve istekleri üzerine temellenen kişisel alanıyla ilgili bilgiler yer almaktadır.
Turiel sosyal alan teorisiyle ahlaki muhakemenin Kohlberg’in ifade ettiği gibi ileri giden gelişimsel bir basamak sistemi içerisinde değil, sosyal bilginin birbirinden farklı akıl yürütme sistemleri üzerinde farklılaştırılarak gelişim gösterdiğini ifade etmektedir. Turiel, Piaget ve Kohlberg’in aksine, çocukların erken yaşlardan itibaren içerisinde bulunduğu otoritenin emir ve yasaklarından bağımsız bir şekilde ahlaki kararlar verebildiklerini ortaya koymuştur.
Sosyal alan teorisine göre sosyal gelişim; psikolojik, sosyolojik ve ahlaki gelişim üzerinde temellenen çok boyutlu bir sistemdir. Sosyal bilgi alanları erken yaşlardan itibaren birbirleriyle etkileşimli ve dönüşümlü bir şekilde gelişim gösterir. Ahlaki gelişim üzerinde sosyal ve bilişsel birçok faktör etkilidir. Bu kurama göre çocuklar sosyal hayatta tecrübe ettikleri bütün olaylar üzerinde düşünerek, akıl yürüterek, değerlendirmeler yaparak bu etkileşimlerini birbirinden farklılaştırarak bilgi alanlarını oluştururlar. Fayda ve zarar temelleri üzerindeki etkileşimleri ahlaki bilgilerini, düzen ve işleyişin sürdürülmesi için gerekli olan kurallarla ilgili etkileşimleri toplumsal bilgilerini, bireysel istek ve seçimlerinden kaynaklanan bilgileri ise kişisel bilgilerini oluşturur. Sosyal alan teorisi araştırmaları sosyal bilgi alanlarının birbirleriyle etkileşimli bir şekilde gelişim gösterdiğini ancak birbirinden farklı değerlendirmeler temellerinde oluşturulduğu için birbirlerinden ayrıştırılabilen alanlar olduğunu ortaya koymuştur.
Sosyal alan teorisinin ortaya konulmasında büyük bir rol oynayan Larry Nucci ‘alan temelli ahlak eğitimi’ yaklaşımını ortaya koymuştur. Okulların bireyin ahlaki ve karakter gelişiminde etkili olarak kullanılabileceğini ifade eden Nucci bunun için öncelikle çocukların okul ortamındaki bütün sosyal ilişkilerinin kalite ve besleyiciliğinin arttırılması gerektiğini ifade etmektedir. Bilginin yapılandırılarak oluştuğunu ifade eden Nucci, örtük ve akademik müfredat içerisinde çocukların bir bütün şeklinde desteklenmesi gerektiğine dikkatleri çekmektedir. Bu sebepten dolayı çocukların erken yaşlardan itibaren zamanlarının çoğunu geçirdiği okul ve sınıf ortamlarının ahlaki atmosferler temellerinde kurulması ve yönetilmesi oldukça önemlidir. Saygı, sevgi, adalet ve şefkat ilkeleriyle yönetilen bir sınıf ortamının çocuklar üzerinde pozitif etkilere sahip olduğu sosyal gelişim konusunda yapılan birçok çalışmada ortaya konulmuştur.
Alan temelli ahlak eğitimi yaklaşımına göre pozitif bir sınıf ortamında öğrencilerin beş temel alandaki tutum ve becerilerinin geliştirilmesi çocukların ahlaki gelişimleri açısından son derece önemlidir. Nucci bu yetenekleri otonomi, sınıf aidiyeti, saygı, adalet ve yeterlilik duyguları olarak sıralamıştır. Pozitif sınıf ortamının korunmasında öğretmene birçok görev ve sorumluluklar düşmektedir. Araştırmalar öğretmenlerin çocukların ahlaki ve sosyal gelişimleri üzerinde beklenenden daha çok rolü ve etkileri olduğunu ortaya koymaktadır. Öyle ki bu konuda yapılan bazı araştırmalar çocukların karakter ve ahlaki gelişimlerinin öğretmenlerinin sınıf içerisinde çocukların davranışlarını nasıl yönlendirdiğine bağlı olarak gelişim gösterdiğini ifade etmektedir. Öğretmenin sınıftaki liderliği, problemlere yaklaşma biçimi, öğrencilere karşı tutum ve davranışları, sınıfta besleyici ve geliştirici bir ortam sağlaması, öğrencilerin ahlaki kimlik gelişimleri üzerinde etkilidir. Öğretmenin sınıf içerisinde oluşturduğu demokratik ortam, çocuklar arasındaki işbirlikçi öğrenmeler, çocukların duygusal ve ahlaki gelişimlerinde doğrudan etkili olan tutum ve davranışlardandır. Yine okul ortamı içerisinde ahlaki olan davranışa dikkat çekilmesi, öğrencilerin doğru davranış karşısındaki motivasyonlarının arttırılması, çocukların ahlaki ilke ve değerleri deneyimleyecek uygulama ve aktiviteler içerisine konulması ahlaki gelişimi destekleyen bazı yöntem ve metotlardandır.
Alan temelli ahlak eğitimi yaklaşımına göre sosyal ve ahlaki gelişimi destekleyen pozitif sınıf ortamının korunması için karşılaşılan sorun ve disiplin problemlerinin çağdaş eğitim yaklaşımları ve anlayışlarından yararlanılarak çözülmesi gerekmektedir. Karşılaşılan problemlerin gelişimsel ve onarıcı temeller üzerinde ele alınması, bu süreçte sabır ve anlayış gösterilmesi, çocukların bu problemleri kendi aralarında çözmeleri için fırsatlar sunulması, sağlıklı bir ahlak gelişimi için önemlidir. Nucci olumlu sınıf atmosferinde disiplin sorunlarının çözülmesinde katı, sert ve cezalandırıcı yöntem ve uygulamalardan uzak durulmasının önemi üzerinde durmuştur. Sosyal ve ahlaki gelişim üzerinde yapılan birçok araştırma öğrencilerin kişilik gelişimlerinde sıfır tolerans gösteren disiplin yöntemlerinin doğru ve etkili olmadığını ortaya koymaktadır. Özellikle ortaokul ve lise dönemlerinde gelişimsel olarak birçok değişim yaşayan çocuklara müsamaha ve anlayış gösterilmesi, onların kaybedilmesine ya da okuldan uzaklaşmalarına sebep olan cezalandırmalardan uzak durulması önemlidir. Nitekim Amerika bağlamında yapılan bazı araştırmalarda, okuldan uzaklaştırılan veya atılan öğrencilerin tamamen kaybedilen öğrenciler oldukları, bu öğrencilerin büyük bir kısmının ileride belirli suçlara karışan öğrenciler oldukları gözlemlenmiştir. Okul ve sınıf ortamlarında gelişimsel yöntemlerle desteklenen çocukların, ilerleyen hayatlarında sosyal ve ahlaki anlamda güçlü kişilikler geliştirdikleri, doğru kararlar verebilen ve içerisinde yaşadıkları topluma katkı sağlamayı hedefleyen bireyler olduğu ortaya konulmuştur. Nucci özellikle dezavantajlı aile ortamından gelen çocukların ahlaki kimlik gelişimlerinde okulların ve öğretmenlerin etkili bir rol oynayabileceğini belirtmektedir.
Ahlak eğitimi yaklaşımını okul ortamında çok boyutlu bir sistem üzerinde temellendiren Nucci’ye göre bireyin ahlaki gelişiminde örtük programla birlikte akademik program da etkilidir. Nucci’ye göre ahlak eğitiminin amacı başkalarına saygı, şefkat ve adaletle yaklaşan, içerisinde yaşadığı toplumun ahlaki sorunlarının farkında olan ve bu problemlerin çözümü için harekete geçen aktif bireyler yetiştirmektir. Bu bağlamda Nucci ahlak eğitimini vatandaşlık eğitimi ile yakın bir ilişki içerisinde değerlendirmiştir. Çok kültürlü ve birbirinden farklı dini ve kültürel değerlere sahip milletlerden oluşan Amerika, ahlak eğitimi konusunda tartışmalı bir geçmişe sahiptir. Tarihsel olarak karakter/ahlak eğitimi programları beyaz ve Avrupai halkın değer ve anlayışları üzerinde şekillenerek, yerli ve siyahi halkın bu değerlere uyum sağlaması (beyin yıkamacı) amacıyla kullanılan programlar olarak yer almışlardır. Bu programların temellendiği din anlayışı da bazı içerik sorunlarına (görecelilik) neden olmuştur. Bundan dolayı Nucci ahlak eğitim yaklaşımını geliştirirken herkese hitap edebilen kapsayıcı bir ahlak eğitimi anlayışı geliştirmiştir.
Nucci, toplum içerisinde herkese hitap edebilen bir ahlak eğitim programının özelliklerini beş başlık altında sıralamıştır. Bu maddelerden birincisi ahlak eğitiminin adalet, hak, eşitlik ve insan refahı değerlerine odaklanması gerektiğidir. Alan temelli ahlak eğitimi yaklaşımına göre ahlak eğitimi evrensel değerler temellerinde yapılırsa görecelilik problemleri aşılmış olur. Toplumların kültürel ve sosyal değerlerini temele alan bir ahlak eğitimi programı otorite ve gücün istek ve arzuları temellerinde değişir. Amerika’da yapılan geleneksel karakter eğitimi programları kültürel değerler temellerinde yapılan ahlak eğitimine örnek olarak gösterilebilir. Alan temelli ahlak eğitimi yaklaşımına göre ahlakın temellerinde adalet ve insan refahı olmalıdır. Bu konuda Kohlberg başta olmak üzere bilişsel ahlak eğitimcilerinin çoğunun benzer şeyleri söylediği görülmektedir.
Nucci’nin ahlak eğitimi yaklaşımında önemli gördüğü ikinci madde, toplumsal ve ahlaki kuralları birbirinden farklı gerekçelendiren bir ahlak eğitimi anlayışı sunmasıdır. Nucci’ye göre çocuklar erken yaşlardan itibaren bu kuralları birbirinden farklı olarak değerlendirmektedir. Bu kuralların eğitimi yapılırken de bu kuralların farklılığına dikkat çekilmelidir. Bir ülkedeki değerlerin önemi kişiden kişiye değişir, ancak adalet, hak ve refah gibi ahlaki kavramlar bütün insanlar için ortak kavramlardır. Ahlak eğitimi programları bireyin ahlaki yönlerinin geliştirilmesi için üzerinde uzlaşılan ahlak ilkeleri temellerinde düzenlenmelidir. Alan teorisi ahlaki değerleri insan refahı ile ilişkilendirerek evrensel değerler olarak tanımlamışken, toplumların milli ve kültürel değerlerini toplumsal/geleneksel değerler altında sınıflandırmıştır. Nucci eğitim programlarında kültürel norm ve değerler sunulurken bu kuralların sosyal ilişkileri düzenlemek ve koordine etmek için uyulması gereken önemli kurallar olduğuna vurgu yapılması gerektiğini belirtmiştir. Kültürel ve sosyal beklentilerin ve değerlerin bu kurallarla devam ettirilebileceği ve aktarılabileceği gibi sosyal kuralların hayattaki işlevi ve amacına vurgu yapılarak anlatılması ve sunulmasının önemli olduğunu ifade etmiştir.
Alan temelli ahlak eğitimi yaklaşımının üçüncü maddesi ahlaki gelişimin bütün dersler içerisinde desteklenmesi gerektiği anlayışıdır. Ahlak eğitimi sadece bir ders ya da belirli üniteler içerisinde değil bütün akademik program temellerinde eğitimin ortak hedefi halinde programda yer almalıdır. Sosyal dersler her ne kadar ahlaki gelişimi desteklemek için daha uygun dersler olarak görülse de çocuklar ahlaki anlamda bütün dersler içerisinde desteklenebilir. Ahlak eğitimi bütün okul müfredatı içerisine entegre edilmelidir. Nucci’ye göre sadece belirli bir ders içerisinde ahlaki konulara dikkat çekilmesi ve bu konular üzerinde konuşulması, çocuklarda ahlak sadece belirli bir dersin konusuymuş algısı oluşturur. Halbuki ahlaki konular ve sorunlar sosyal hayatın olduğu kadar okul hayatının da önemli bir parçasını oluşturur.
Sosyal alan temelli ahlak eğitimi yaklaşıma göre ahlak eğitiminde odaklanılması gereken dördüncü madde ise sosyal bilgi alanları koordinasyonudur. Sosyal bilgiler birbirinden farklı muhakeme ve değerlendirmeler temellerinde oluşturulur. Ahlaki, toplumsal (geleneksel) ve kişisel alanla ilgili bilgi alanları birbirleriyle sürekli bir etkileşim içerisindedir. Duruma ahlak eğitimi bağlamında bakıldığında toplumsal ve kişisel alanla ilgili endişelerin ahlaki konularda alınan kararları etkilediği görülmektedir. Başkasının adalet ve refahını içeren bir karar bazen bireyin kişisel ve toplumsal menfaat veya endişeleri yüzünden gayri ahlaki bir şekilde sonuçlanabilir. Nucci’ye göre ahlak eğitimi bireye sosyal bilgilerini dengeli bir şekilde koordine etme becerileri kazandırmalıdır.
Nucci’nin ahlak eğitim yaklaşımının son temel özelliği ise ahlaki muhakemeyi geliştirmeyi hedeflemesidir. Sosyal alan teorisine göre çocuklar kendilerine sunulan bilgileri doğrudan bir şekilde alan bireyler olmaktan ziyade, bu bilgiler üzerinde düşünen, yorumlayan, ölçüp tartan, gerektiğinde sahip oldukları bilgilerle yeniden yapılandıran bireylerdir. Aktif bir şekilde değerlendirmelerde bulunan çocukların bilgiyi oluşturma sürecinde mantıksal ilişkiler kurma, muhakeme, tartışma, eleştirel ve yaratıcı düşünme gibi bilişsel faaliyetlerin önemli bir yeri vardır. Nitekim sosyal alan teorisinin en önemli bulgularından biri çocukların erken yaşlardan itibaren fayda ve zarar temellerinde ahlaki muhakemeler yapabildikleridir. Alan teorisyenlerine göre ahlaki karar ahlaki muhakeme sonucunda elde edilen bir karardır. Dolayısıyla çocukların ahlaki yargılarda bulunma becerilerinin geliştirilmesi ilerideki hayatlarında ahlaki kararlarda bulunabilme becerilerinin geliştirilmesine katkı sağlar. Bu anlayış temellerinde Nucci ahlak eğitimi yaklaşımının merkezine “ahlaki muhakemeyi” koymuştur.
Nucci’ye göre ahlaki muhakeme bireyin sosyal hayatta karşılaştığı problemlerin ahlaki ilkeler temellerinde çözülebilmesi için son derece önemli bir mekanizmadır. Bireyin ahlaki düşünme becerilerinin geliştirilmesi sağlıklı bir ahlaki biliş geliştirmesi sürecinde önemlidir. Sağlıklı bir ahlaki biliş, bilgi alanlarını koordine edebilme ve ahlaki kararlarda bulunabilme becerileriyle yakından ilgilidir. Bundan dolayı ahlak ve ilişkili eğitim programları çocukların ahlaki gelişim dönemlerini göz önünde bulundurarak ahlaki muhakeme becerilerini geliştirmeyi hedeflemelidir. Okul öncesi ve ilkokul dönemlerinde ahlaki muhakeme sosyal ve duygusal öğrenme programları üzerinden geliştirilmelidir. Bu yaşlarda iş birliği temellerinde gerçekleştirilen ahlaki öğrenmelerin ahlaki tartışmalardan daha etkili olduğu ortaya konulmuştur. Ortaokul ve lise dönemlerinde ise sosyal ve duygusal gelişimi destekleyen programlarla birlikte çocukların ahlaki muhakeme becerilerini geliştiren karşılıklı konuşma ve tartışmalara yer veren uygulamaların olması önemlidir.
Tezin tamamını okumak için buraya tıklayınız
Bu tez çalışmasına ulaşmak için Ulusal Tez Merkezi platformunu kullanabilirsiniz.
