İslam Ahlak Anlayışı ve İslam İktisadı Üzerindeki Etkileri
Tez Künyesi
Tez No: 864657
Tez Türü: Yüksek Lisans
Başlık: İslam Ahlak Anlayışı ve İslam İktisadı Üzerindeki Etkileri
Yazar: Mustafa Arif Uğur
Danışman: Doç Dr Huzeyfe Çeker
Yer Bilgisi: Necmettin Erbakan Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü
Konu: Ekonomi
Dil: Türkçe
İslam ahlak anlayışını ve İslam iktisadına olan etkilerini incelediğimiz çalışmamızda ahlak ilmiyle alakalı genel bilgiler verdikten sonra, İslam ahlak anlayışından bahsettik. Bu bölümde özel olarak İslam ahlak düşüncesinin önemli konularından bahsettik. Tezin ikinci ve asıl kısmına iktisat ilminden bahsederek başladık. Sonrasında İslam iktisadında bazı tanım ve izahlarda bulunduktan sonra iktisat ve ahlak arasında bağdan bahsetmeye çalıştık. Tezimizin en sonunda ise İslam ahlakının İslam iktisadına etkilerini madde madde açıkladık. Bu bölümdeki başlıklarımızın İslam ahlak düşüncesinin hangi meselesiyle bağlantılı olduğunu ve neden olduğunu izah etmeye çalıştık. Şimdi ise maddeler halinde elde ettiğimiz sonuçlardan bahsedeceğiz.
-
Bir toplumda insanların ortak ahlaki değerlerini belirleyen farklı faktörler vardır. Bunlar arasındaki en güçlü faktör dini inançlardır. İslam dini Müslümanlara hayatın her alanında belli ahlaki buyruklarda bulunur. Bu buyrukların pek çoğu insanlığın ortak kabul ettiği ahlaki kaidelerdir.
-
İslam dinine göre insanların hepsi eşit olup ırk, renk, cins veya zenginliklerine göre farklı muamele göremezler. İslam ahlakının İslam iktisadına yansıttığı en önemli konulardan bir tanesi insanlara fırsatlar karşısında eşit muamele edilmesidir. Daha sonrasında insanlar kendi kabiliyetlerine göre elde ettikleri imkanları farklı kullanacaklardır. Refah, rüşvet veya liyakat gibi konular bununla ilgilidir.
-
Dürüst bir toplumda insanların ekonomik ilişkilerinde daha rahat olacağı ve beraber kazanacağını kabul ediyoruz. Günümüz toplumunda İslam’ın ahlaki değerlerinin zayıflamasıyla birlikte aldatılmamak için çok fazla efor sarf etmek ve zaman harcamak zorunda kalınmaktadır. Bundan dolayı dürüstlük İslam iktisadi nizamı içerisindeki en önemli ahlaki kaidelerin başında gelmektedir.
-
İnsanlık tarihi içerisinde son yüzyıldan beri insanların çoğu geçimlerini karşılamak için emeğini ve zamanını kiraya vererek icare akdi yapmaktadır.
Konumuz içerisinde de genişçe bahsettiğimiz üzere bu durum pek çok problemi de yanında getirmiştir. Ulaştığımız sonuca göre bunlardan en önemlisi çalışan ile işverenin bencil davranması ve sadece kendi çıkarına öncelik vermesidir. Bu durumun İslam ahlakının kaideleri çerçevesinde karşılıklı hakların karşılanması ile kolayca çözüleceği görülmektedir. Özellikle çalışanın haklarının tam hatta fazlasıyla verilmesi ile işverenin taleplerinin tam karşılanması için uygun zemin hazır olacaktır. -
İslam ahlakının etkilerinin, ekonomik sahada irili ufaklı kurumlar haline gelen önemli göstergelerinin başında vakıflar gelmektedir. Ne yazık ki bu kurumların neredeyse tamamı yok olmuştur. Bununla beraber vakıf anlayışının da unutulduğu ve bozulduğu söylenebilir. İslam’ın paylaşmaya yönelik ahlaki emirlerinin sayesinde beşerî tüm sahalara etki edebilecek vakıfların tekrar oluşması için uygun kanuni düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Vakıf anlayışının tekrar inşası ile İslam ahlakının ne derecede beşeri ve ekonomik konularda etkili olabileceğine şahit olunacaktır.
-
İslam dinince yasaklanan riba, yolsuzluk ve ihtikar gibi uygulamaların insanların ticari muamelelerinden uzak tutulup yasaklanmış iktisadi alanda güvene ve karşılıklı karın maksimize edilmesini sağlayacaktır. Bu uygulamaların yasaklanması sayesinde bir kısım insanın yüksek karlar elde etmesi karşısında diğer taraftaki insanın ciddi zararlar etmesinin hatta batmasının önüne geçilecektir.
-
İslam insana nefsinin buyruklarına tamamen uymasını yasaklamış ve onu kontrol etmesini emretmiştir. Alkol, fuhuş ve kumarın yasaklanmasının sebebi budur. Bu haramların yaygın olduğu toplumlarda insanların emekleriyle kazandıkları ücretlerini bu haramlarla bitirdiklerini hatta borca girdileri görülmektedir. İslam ahlakının gereği olarak toplumca bu reziletlerden uzak durmanın iktisadi getirisi israfın azaltılması ve piyasada dönen paranın insanların hayrına olacak şekilde işlemlerde kullanılmasıdır.
-
İslam maddi yardımlar içerisinde, zengin olanlara zekâtı ve fitreyi emretmiş, diğer yardım türlerini ise teşvik etmiştir. Araştırmalarımızın ardından özellikle zekât ibadetinin devlet eliyle yapılması sayesinde toplumdaki refahın paylaşılacağı ve yükseleceği kanaatine varmış bulunmaktayız. Bu vesileyle sosyal adaletin de sağlanacağı muhakkaktır. Şüphesiz ki bu İslam ahlakı içerisinde yardımseverlik, merhamet, aile ve toplum ilişkileri ile mutluluk gibi konularla bağlantılıdır.
-
İslam iktisadı ile ahlak ilişkisi üzerine araştırma yapan kimselerin kanaat kavramı üzerinde mesai sarf etmesi kanaatimizce bu alana ciddi katkı sağlayacaktır. Zira insanlardaki aşırı tamah duygusu bitirilmeden ekonomideki kalıplaşmış rasyonel ve çıkarcı davranış biçimini bitirmek oldukça zor olacaktır. Bu ise İslam ahlakının iktisat üzerindeki etkilerini oldukça azaltmaktadır.
Son olarak İslam ahlakı sayesinde insanların arasındaki sevgi ve muhabbetin artacağı öngörülebilir. Topluma sirayet eden sevginin bir sonucu ise paranın döndüğü her alanda merhametli davranmaktır. İktisat ile ahlak birbirinden ayrı düşünülürse toplumsal facialar beklenilmelidir. Bundan dolayı bu ikisi birbirinden ayrıştırılmamalı, tam aksine birbirine yardımcı olmaları sağlanmalıdır.
Tezin tamamını okumak için buraya tıklayınız
Bu tez çalışmasına ulaşmak için Ulusal Tez Merkezi platformunu kullanabilirsiniz.
