Geri

BİR TÜRK-İSLÂM DÜŞÜNÜRÜ OLARAK NURETTİN TOPÇU

Tez Künyesi


Tez Türü: Yüksek Lisans

Başlık: Bir Türk İslâm Düşünürü Olarak Nurettin Topçu / Nurettin Topçu
Yazar: Ahmet Akyüz
Danışman: Prof Dr Fulya Bayraktar
 Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi 


Temellerini hikmet sevgisinden alan, genellikle Müslümanların yaşadığı coğrafyada kök salan, farklı olanlara saygı göstermeyi bilen bir bir felsefe anlayışıyla yoğrulan Nurettin Topçu, Türk İslâm Felsefesi geleneğini devam ettirmek isteyen mütefekkirlerimizdendir. Bu felsefe olgunluk zamanlarını Anadolu’da yaşamıştır. Dolayısıyla Anadolu irfanı Topçu için nirengi noktalarından biridir. Bu felsefeyi küçümseyenlere, yok saymak isteyenlere inat kendine has bir yorumla düşünce dünyasında kendine yer edinmeyi başarmıştır.
Tanrı, âlem ve insan konularını hareket felsefesi üzerinden yeniden ele almış olan Topçu, insanın özüne dönmesi ile Tanrı’nın insandaki hareketini fark edeceğini, bu hareketin insanda iyilik hareketine dönüşerek dünyadaki mevcut kötü gidişe bir set olabileceğini anlatmaya çabalamıştır.
Nurettin Topçu, bir filozof olarak özgün, yerel, yerel olduğu kadar evrensele değmesini bilen bir tefekkür ile çağdaş bir mefkûre ortaya koymaya çalışmıştır. Yaşamı boyunca düşünce dünyasını etkileyen Mehmet Akif, Fatih Sultan Mehmet, Yunus Emre, Mevlâna, Bergson, Blondel, ve daha birçok isim olmuş, onların etkilerini eserlerine yansıtmıştır.
Türk Düşünce Tarihi alanından tevarüs eden birçok değeri, adalet, merhamet, cesaret, özgünlük gibi kendisinde toplamış, bu değerleri ayakta tutma adına yaşamı boyunca mücadele vermiştir.
O’na göre var olmak yaşadığı toplumun insana dayattıkları karşısında dik durabilme cesareti ve hareketidir. Sorgulayabilen bir zihne sahip olmak birey olmanın temel şartıdır. Hareket ancak birey olabilenlerden çıkabilir. İnsanın özünün insanlığın elde ettiği değer ve tecrübeler olduğunu söyler. Bu tecrübelere sahip olabilmek ise ancak isyan hareketi ile mümkün olabilir.
Topçu bir ilim adamı olarak bilginin değeri ve ona ulaşmadaki metotları sıralarken ilk sıraya araştırmacının özgür ve sorumluluk sahibi olması gerektiğini söyler. Ön yargı sahibi değildir. İnsanlık değerlerinin elde edilmesinde bilgiye bakış ve onu elde etme yöntemi O’na göre sıradan olmamalıdır. Sorumluluk yoluyla bilme olarak tarif ettiği bilme faaliyetini, bilgi kişide bir harekete sebep olmuyorsa o bilginin hikmete ve hakikate yakınlığını sorgular. Bilgi konusunda sezgi, inanç gibi kavramları ele almak suretiyle bilginin farklı boyutlara sahip bir alan olduğunu vurgular.
Felsefe alanını diğer bütün alanların üzerinde bir yere konumlandıran Topçu, yerli bir felsefi anlayışımızın varlığı ile ancak bize ait olan sanat ve edebiyata sahip olabileceğimizi kendimizi bulabileceğimizi düşünür. Bu anlamda bize ait olan bir felsefi bir bakışın lüzumunu devamlı vurgulamıştır.
Ahlâk anlayışında hareket felsefesi baskındır. Tüm dünyadaki Müslümanların bilgiye, sanata hayatın her alanına dokunmadaki probleminin hareketsizlik olduğunu, üreten değil devamlı tüketen tarafta olduğunu dile getirmiştir. Üretebilmek için formüller sunmuş bunların başına ise temel yaşam felsefemizi değiştirmekle başlamak gerektiğini söylemiştir. Köyden kente göç edenlerin üretimden uzaklaştığını, kentin insanları rehavete sürüklediğinden dem vurmuştur.
Hareket Felsefesi, Nurettin Topçu’nun diğer alanlarındaki bütün fikirlerini etkilemiştir. Türk İslâm Düşüncesi alanında tüm Müslümanların önce kendilerinden başlayarak, evreni ve diğer insanları aşk ile daha mükemmel hale getirmek onun gayesidir. Güçlü bir imana sahip olmanın gerekliliğini çoğu yerde vurgulamıştır. Anadolu kültürü ve mayasının içinden çıkan genç nesillerin kendi öz değerlerinin farkına varıp, sorumluluk bilinci ile tarihlerini öğrenmesi, kimseye ihtiyaçlarının olmadığını ancak geçmişin doğru okunması ile fark edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Allah’ın insandaki isyan hareketi olarak değerlendirdiği İsyan Ahlâkı kavramının genç nesillere doğru irade anlayışı bağlamında verebilmenin önemini vurgulamıştır. Çıkarmış olduğu dergiler, yazmış olduğu makaleler ve yetiştirdiği öğrencilerinde bunun yansımaları görülmektedir.
Nurettin Topçu’da Türk İslâm Anlayışı yereldir ve inançsaldır. Türk kimliği Anadolu merkezli kadîm bir medeniyetin sonucudur. Bu kimliğin bu coğrafyada yaşayanlara bir hedef ve yol tayin ettiği açıktır. İslâm dîninin de bu kimlik üzerinden evrensel değerlerini bütün insanlığın hizmetine sunduğuna tarih şahittir. Batının bize zorla vermek istediklerini Topçu temkinle karşılamış, bu coğrafyanın tarih boyunca ortaya koyduklarına güven duymuştur. Bu güven duygusunu da kendinden sonra gelecek nesillere aktarmak istemiştir.
Ahlâk filozofu olarak Topçu yeniden varoluşun aileden başlaması gerektiğini, ailede var olan ahlâkî bir düzenin okullara ve bütün bir topluma yansıyacağını düşünmektedir. Ahlâkî açıdan yeniden kurumların ele alınması ve bu sisteme uygun hale getirilmesi yeni dünyaya bizi daha hazır duruma getireceğini düşünür. Dünyanın birçok yerinde var olan kapitalist anlayış insanların maddeye daha fazla bağlanmasına sebep olmuştur. Ancak insanı insan yapan ahlakî değerlerdir. Son birkaç yüzyılda insanlığın tabiata ve diğer canlılara verdiği zarar ortadadır. Tanrıyı hayatından çıkarmak isteyen batılı zihniyet içine düşmüş olduğu hatayı anlamış görünmektedir. Artık buradan çıkmak için çaba gösterdiği söylenebilir. Acı tecrübelerin tekrar yaşanmasını istemeyen Topçu bütün bunları öngörerek toplumu yıllar öncesinden uyarmaya çalışmış, bu düşünceleri ise yarattığı eserlere yansımıştır.
Sonuç olarak Topçu; gelenekçi anlayışı batının modern düşüncesi ile harmanlamayarak ortaya yeni bir düşünce sistemi koymuş, bize uygun olmayan ve de olmayacak olan fikirleri eleyerek en doğru olanı kovalamıştır.

Tezin tamamını okumak için buraya tıklayınız

Bu tez çalışmasına ulaşmak için Ulusal Tez Merkezi platformunu kullanabilirsiniz.