“Mutluluğun Anahtarı Üç Temel Yazılımın Barışında Gizli”

İnsanın Yazılımları, Vicdan ve Fıtrat Eksenli Hayat Tasavvuru
Hasan Kalyoncu Üniversitesi İslâm Medeniyeti Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen söyleşide, Prof. Dr. Mehmet Görmez, insanın varlık yapısı, vicdan kavramı ve fıtrat eksenli bir hayat tasavvuru üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
İnsan nasıl bir hayat yaşamalıdır? Nasıl ilişkiler kurmalı, hangi değerlere sahip olmalı ve değerler hiyerarşisini neye göre belirlemelidir? Prof. Dr. Mehmet Görmez, söyleşide bu sorulara cevap aranamadığı durumlarda ortaya çıkan insan tipinin, çoğu zaman içsel tutarlılığını kaybetmiş, yön duygusu zayıflamış ve varlık gayesini belirsizleştirmiş bir insan olduğunu ifade etti.
Bu meseleyi, özellikle gençlerin aşina olduğu bir dil üzerinden ele alan Görmez, insanı bir bütün olarak değerlendirmek gerektiğini vurguladı. İnsanın yaratılışıyla birlikte kendisine yerleştirilmiş üç temel “yazılımdan” söz eden Görmez, bu yazılımların insanın varlık yapısını ve davranışlarını anlamada anahtar bir rol üstlendiğini belirtti.
İnsana Yerleştirilen Üç Temel Yazılım
Yaratıcının insanı son derece zengin bir donanımla var ettiğini ifade eden Prof. Dr. Mehmet Görmez; dil yetisi, farklı diller ve renkler, algılama biçimleri ve biyolojik işleyişlerin bu donanımın parçaları olduğunu belirtti. Bu çokluğu daha anlaşılır kılmak için insanın yaratılışında yer alan yazılımları üç temel başlık altında ele almak mümkündür.
Tabiat (Beden Yazılımı):
Tabiat yazılımı insanın bedenine yerleştirilmiştir. Yeme, içme, uyuma, hareket etme ve fizyolojik ihtiyaçlar bu alanın kapsamındadır. Bu yazılım, insanın hayatta kalmasını ve dünya ile fiziksel bağını sürdürmesini sağlar.
Fıtrat (Ruh Yazılımı):
Fıtrat yazılımı ruha yerleştirilmiştir. Fıtrat, insanın yeryüzündeki varlık gayesini belirleyen bir değerler hafızasıdır. İnanç, iman, merhamet, sevgi, adalet ve ahlâk gibi bütün yüksek insani değerler bu hafızanın içindedir. Kur’an’ın ifadesiyle bu, Allah’ın insanı üzerine yarattığı fıtrattır ve değiştirilemez.
Garîza (Nefis Yazılımı):
Şehvet, saldırganlık, aşırı istekler ve ilkel dürtüler ise nefse yerleştirilmiş olan garîza yazılımının alanına girer. Garîza, kontrol edilmediğinde insanı aşağıya çeken; terbiye edildiğinde ise denge unsuru hâline gelebilen bir güçtür.
Vicdan: Yazılımların Buluşma Noktası
Prof. Dr. Mehmet Görmez, bu üç yazılım arasındaki ilişkinin merkezinde vicdanın yer aldığını vurguladı. Vicdanın, beden ile ruhun; tabiat ile fıtratın buluştuğu nokta olduğunu ifade eden Görmez, bu iki alan uyum içinde çalıştığında vicdanın ortaya çıktığını belirtti. Bu uyum sağlandığında, nefse yerleştirilmiş olan garîzanın denetlenebilir hâle geldiğini dile getirdi.
İnsan ile hayvan arasındaki temel farkın da bu noktada ortaya çıktığını belirten Görmez, insanın bir kötülük işlediğinde kendi içinde bir “vicdan mahkemesi” kurduğunu ifade etti. Bu mahkemede insanın, herhangi bir dış otoriteye ihtiyaç duymadan kendi kendisini yargıladığını; suçluluk, pişmanlık ve hesaplaşma duygularını yaşadığını söyledi.
Suç büyüdükçe vicdanın verdiği cezanın da ağırlaştığını belirten Görmez, dinin bu noktada tevbe kapısını açarak insana yeniden yön bulma imkânı sunduğunu vurguladı.
Tevhid: Parçaları Bütünleştirerek Anlamak
Söyleşide modern düşüncenin insanı çoğu zaman parçalayarak anlamaya çalıştığını ifade eden Prof. Dr. Mehmet Görmez, İslâm düşüncesinin ise insanı bütüncül bir yaklaşımla ele aldığını belirtti. Bu yaklaşımın adının tevhid olduğunu vurgulayan Görmez, tevhidin yalnızca bir inanç ifadesi değil, aynı zamanda bir dünya görüşü olduğunu dile getirdi.
İnsanın beden, ruh ve nefis bütünlüğü içinde anlam kazandığını belirten Görmez, bu bütünlüğün göz ardı edilmesi hâlinde insan tasavvurunun eksik kalacağını ifade etti.
Eğitim ve Fıtratın İhmal Edilmesi
Prof. Dr. Mehmet Görmez, günümüz eğitim sistemlerinin büyük ölçüde bedene ve bilişsel becerilere odaklandığını; buna karşılık fıtrata yerleştirilmiş olan değerler hafızasının ihmal edildiğini belirtti. Çocuklara somut beceriler kazandırılırken merhamet, adalet, hayâ ve sorumluluk gibi kurucu soyut değerlerin yeterince aktarılmadığını vurguladı.
Çocuğun soyut kavramları anlamaya en yatkın varlık olduğunu ifade eden Görmez, “çocuğa soyut kavram öğretilmez” iddiasının pedagojik değil, ideolojik bir kabul olduğunu dile getirdi.
Mutluluk, Haz ve Saadet Ayrımı
Söyleşide haz ve mutluluk kavramları arasındaki farka da değinen Prof. Dr. Mehmet Görmez, haz duygusunun garîza ile ilişkili ve geçici olduğunu; gerçek mutluluğun ise fıtratla ilgili olduğunu ifade etti. Mutluluğun, tabiat ile fıtratın barışmasıyla ortaya çıktığını belirten Görmez, İslâm’ın insanı dengeli bir bütün olarak ele aldığını vurguladı.
Vicdanın İki Boyutu
Prof. Dr. Mehmet Görmez, vicdanın iki temel boyutundan söz ederek bunları tevhidî vicdan ve ahlâkî vicdan olarak tanımladı. Tevhidî vicdanın, Allah’ın aşkın varlığını insanın iç dünyasında sürekli diri tutan bir bilinç hâli olduğunu ifade eden Görmez; ahlâkî vicdanın ise bireyin yaptığı yanlışlar karşısında içsel bir sorumluluk ve rahatsızlık duygusu ürettiğini belirtti.
Söyleşi, Prof. Dr. Mehmet Görmez’in insanı tabiat, fıtrat ve garîza arasındaki denge üzerinden ele alan bütüncül yaklaşımıyla sona erdi. Görmez, insanın ancak bu dengeyi koruduğu ölçüde kendi hakikatine sadık kalabileceğini; fıtrat eksenli bir hayat ve eğitim anlayışının ise insanı yeniden vicdanıyla ve varlık gayesiyle buluşturacağını vurguladı.




