Beş Yüz Yıllık Hafıza Rami Kütüphanesi’nde Açıldı

Beş Asırlık İlim Hafızası Tek Külliyatta
Osmanlı’nın kuruluş yıllarından on dokuzuncu yüzyıla uzanan beş asırlık ilim birikimini bir araya getiren kapsamlı çeviri projesi okuyucuyla buluştu. Şakâ’ik-ı Nu’mâniyye Çeviri ve Zeyilleri Projesi’nin tanıtım programı, Rami Kütüphanesi’nde düzenlenen sergi açılışı ve panelle gerçekleştirildi.
Dokuz yıllık çalışmanın ürünü
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’nın (TÜYEK) dokuz yıl boyunca yürüttüğü proje, on üç farklı eseri on sekiz ciltlik tek bir bütün hâlinde araştırmacıların erişimine açtı. Açılış konuşmasını yapan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, külliyatın yalnızca isim ve tarih sıralayan bir referans çalışması olmadığının altını çizdi.
“Bir medeniyetin zihin inşası”
Bakan Ersoy konuşmasında, eserlerin satır aralarında Osmanlı entelektüel hayatının canlı tablolarına rastlandığını söyledi. Ülkenin bir ucundan diğerine yolculuk ederek kütüphane oluşturan âlimlerin, devlet ricalinin ve bir tek el yazmasına ulaşabilmek için aylarca yol tepen talebenin yaşadığı zorluklara dikkat çeken Ersoy şu sözleri kullandı: “On dördüncü yüzyıl başından on dokuzuncu yüzyıla uzanan bu beş asırlık zaman diliminde, bir medeniyetin zihin inşasına ve o zihni ayakta tutan ulemanın adanmışlığına tanıklık ediyoruz.”
Maziye sahip çıkmanın önemi
“Mazisine sahip çıkan istikbaline yön verir” sözüne atıfta bulunan Ersoy, projenin Osmanlı medeniyetindeki ilmî sürekliliğin somut göstergelerinden olduğunu belirtti. Kültürel mirasın yalnızca taşa, toprağa ve fizikî yapılara indirgenemeyeceğini ifade eden Bakan, yazma eserlerin yayımlanmasının tarihsel belleğin yeniden kurulmasında belirleyici bir işlev üstlendiğini söyledi.
Araştırmacılara yeni kapılar
Açılışın ardından gerçekleştirilen panelin de söz konusu mirasın farklı boyutlarını ele alma imkânı tanıdığını aktaran Ersoy, külliyatın özellikle Osmanlı ilim tarihi, medrese sistemi, kitap kültürü, tasavvuf çevreleri ve sosyal tarih konularında çalışanlara yeni inceleme alanları açacağını söyledi. Bakan, “Biz yalnızca şehirler kuran, topraklar fetheden ve mimari eserler bırakan bir geçmişin değil; aynı zamanda insanı, bilgiyi, ahlakı ve irfanı odağa alan büyük bir düşünce medeniyetinin mirasçılarıyız” dedi.
Sadece bir biyografi değil
Taşköprülüzâde Ahmed Efendi’nin kaleminden çıkan Şakâ’ik-ı Nu’mâniyye’nin yalnızca biyografik bir derleme olmadığını vurgulayan Ersoy, eserin Osmanlı’nın doğuşundan on dokuzuncu yüzyıla dek uzanan ilmî ve kültürel hareketliliğin izlerini barındırdığını söyledi. Bakan, tanıtımı yapılan projenin köklü ilim ve kitap medeniyetinin en değerli halkalarından birini günümüz okuyucusuyla buluşturduğunu kaydetti.
TÜYEK’in genel yayın bilançosu
Ersoy konuşmasının sonunda kurumun bugüne dek ortaya koyduğu yayın hacmine ilişkin rakamları da paylaştı. Buna göre TÜYEK, yaklaşık iki yüz müellife ait çalışmaları gün ışığına çıkararak şimdiye kadar 275 eseri kültür hayatına kazandırdı. Söz konusu yayınlar toplam 361 cilt ve 247 bin 95 sayfaya ulaşmış durumda.




